karga(şa)

  “Besle kargayı oysun gözünü” atasözünü sevmem; iyi niyetten yoksundur, kuşku uyandırır, şüphecilik aşılar, nankörlüğü genelleştirir. İstisna olarak görürdüm. İstisnanın müstesna bir gücü olduğunu atlamışım. Atasözündeki kelimelerin anlamlarını deşerek incelersek. Kargaları beslemek normal hallerden değildir. Kendi “başları“nın çaresine bakabilirler. Evcil olmayan her hayvan gibi. (Sözümüz “meclis“ten dışarı.) Neden besleriz kargaları? Daha doğrusu kargayı. Atasözü kargalardan…

İslam, Eğitim, Bilim / Aliya İzzet Begoviç

Aliya İzzet Begoviç (İKÖ) EGİTİM, BİLİM VE KÜLTÜR TOPLANTISI‘ndaki konuşması (Riyad, 6 Aralık 1997) İslam Dünyasının dört bir yanından gelmiş kültür temsilcilerinden oluşan böyle muhteşem bir topluluk karşısında bulunmak benim için büyük bir onurdur. Konuşmama başlamadan önce, bize bu çok önemli toplantıyı yapmayı nasip eden Allah’a şükrederim. Ayrıca iki Kutsal Mekanın muhafızı Kral Fahd bin…

Arabesk, Zürih, Athena

  Kulağınıza aniden gelen bir müzikle ürperdiğiniz, beyninizde tatlı bir uğuldamanın oluştuğu, mekânı ve zamanı şaşırdığınız, göğsünüzden gözlerinize bir nem bulutunun yükseldiği hiç oldu mu? 1974 senesi yazının sonuna doğru ana caddede o arabesk parça kulağıma çalınınca bende oldu. Belirli bir müziğin aşırı müptelâsı değildim. Bu parça o an hepsini bastırdı. İsviçre’nin Brugg Şehri’nde, bir…

Olric

Olric’i duymayan kalmamıştır herhalde. –“Tutunamayanlar” Oğuz Atay– Aslında romanla okumakla hiç işi olmayanlar da tanışmışlardır onunla hayatlarında bir kaç kez. Bu iç ses; bazen bilge, bazen saf, bazen sıradan, bazen şaşırtan, ciddi, şakacı, acıtan, teselli eden, kışkırtan… Ya da belki gerçek benliğimiz o; herkese gösterdiğimiz ise sadece bir dış ses, bir sahte görüntü. Yaşayamadığımız asıl…

DOĞUM

Bir anlık batırılıp çıkarılacağımız, dünya boyasının güzel renklerini üzerimizde kalıcı kıl! Göğsümüze işlediğin o rengi, tatlı doğum izi, pembe hâleyi de koru ya Rabbim! DOĞUM Çiğ düştü göklerden Ve bir bahar günü doğdun sen Güvercinler geçti menekşelerden Ve bir bahar günü doğdun sen Kendi kendine ayna olan nergislerden Leylakların gün doğuşu ürperişinden Zambakların kıyı kıyı…

“bir” dosta mısralar

… mihrap kılıp tüm güzelliklerinin özü bir müstesnayı câna özümü perdeledin, hududumu çektin, elhak razıyım buna bırakarak eserinin o harikulâde hayalini mazinin dallarına yıllarca zahidane teslim olup düşmüşüm yazgımın yollarına ama ne dünya ne rıza ne de yıllar galip gelemediler ona hâtırası şu zayıf halimi kollayıp meydan okurken zamana bîçare beklerim Sen’den rüzgârını, seslensin o…

Lise

  Lise giriş sınavının kargaşasında tam olarak farkedememiştim binanın sıradışılığını. İnsanın üstüne çöken kasvetli tuhaf havasıyla kayıt için gittiğimizde tanıştım. Başım hep yukarı kalkık incelemeye çalışıyordum. Evet saçak, kemer, tavan süslemesi, bordürler gibi bazı tanıdık şekiller vardı ama bütünün o buyurucu havasını sevmemiştim; kabul etmedim. Bu yüzden liseye ısınamadım hep soğuk durdum. Hiç bir sosyal…